
TÜRKİYE GÖNÜL KÖPRÜSÜ İZMİR’DEN TÜRKİYE’YE BARIŞ VE KARDEŞLİK ÇAĞRISINDA BULUNDU
İzmir’de basın açıklaması yapan Ferhan Ademhan , toplumsal barışın güçlendirilmesi, kardeşlik bağlarının pekiştirilmesi ve diyalog sürecinin somut sonuçlara ulaşması çağrısında bulundu. İzmir’deki sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle yürütülen proje kapsamında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki 11 ilden katılımcıların ağırlanacağı Farkındalık Festivali’nin 5-15 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
Türkiye Gönül Köprüsü, 3 Kasım 2026 tarihinde İzmir’de düzenlediği basın açıklamasıyla Türkiye’de barışın, kardeşliğin ve birlikte yaşama iradesinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Açıklamada, farklı ana dillere, kültürlere, inançlara ve siyasi düşüncelere sahip vatandaşların ortak geleceğinin karşılıklı saygı, eşit vatandaşlık ve toplumsal dayanışma temelinde inşa edilebileceği vurgulandı.
Türkiye’nin 81 iliyle ortak bir vatana sahip olduğuna işaret edilen açıklamada, geçmişte yapılan yanlışların ve kırk yılı aşkın süredir devam eden çatışmaların toplumda derin yaralar açtığı ifade edildi. Yaşanan acıların yalnızca belirli kesimlerin değil, bütün toplumun ortak meselesi olduğu belirtilerek şehitler rahmetle, gaziler ise minnetle anıldı.
Açıklamada, Cumartesi Anneleri’nin, Diyarbakır Anneleri’nin ve evlatlarını şehit veren annelerin acılarının anlaşılması gerektiği belirtilerek, acıların yarıştırılmadan herkesin birbirini dinlemesinin önemine dikkat çekildi. Türkiye’nin artık yeni acılar yaşamaya tahammülü olmadığı ifade edildi.
SİYASİ İRADE VE DİYALOG VURGUSU
Türkiye Gönül Köprüsü, siyasi diyalog kapsamında atılan adımları kıymetli bulduğunu belirtti. Açıklamada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Partili milletvekillerine el uzatmasıyla açılan diyalog kapısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteği ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 milletvekilinin oyuyla ortaya konulan irade öne çıkarıldı.
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuna, TBMM Başkanına ve sürece katkı sunan milletvekillerine teşekkür edilen açıklamada, barış, kardeşlik ve demokrasi yönündeki iradenin yalnız bırakılmaması gerektiği kaydedildi.
Atılan adımların somut sonuçlara ulaşması gerektiği belirtilen açıklamada, kabul edilen düzenlemelerin uygulanması ve ihtiyaç duyulan ilave adımların gecikmeden atılması çağrısı yapıldı. Sürecin Meclis zemininde, hukuk güvencesi altında ve halk düzenli olarak bilgilendirilerek yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Türkiye’de silahların kalıcı olarak susmasının ve silahsızlanma sürecinin tamamlanmasının en büyük temennileri olduğu belirtilirken, bütün siyasi partiler sağduyulu, sabırlı ve sorumlu davranmaya davet edildi.
“ÜLKEMİZİN KAYNAKLARI EĞİTİME, SAĞLIĞA VE ÜRETİME AYRILSIN”
İzmir’deki sivil toplum kuruluşları adına yapılan açıklamada, toplumsal barışın sağlanması için her türlü desteğin verilmeye hazır olunduğu ifade edildi. Kuruluşların vicdanları, emekleri, maddi imkânları ve sahip oldukları kaynaklarla sürece katkı sunmaya hazır oldukları belirtildi.
Ülke kaynaklarının eğitime, sağlığa, üretime ve istihdama ayrılması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, gençlerin geleceğe güvenle bakabildiği bir Türkiye hedefi dile getirildi.
Bu sorumluluğun somut adımlarından biri olarak tanımlanan Türkiye Gönül Köprüsü projesinin, farklı bölgelerden insanları bir araya getirerek toplumsal bağları güçlendirmeyi amaçladığı kaydedildi.
FARKINDALIK FESTİVALİ 5-15 KASIM TARİHLERİNDE DÜZENLENECEK
Türkiye Gönül Köprüsü projesi kapsamında 5-15 Kasım tarihleri arasında İzmir’de Farkındalık Festivali düzenlenmesi hedefleniyor. Festival çerçevesinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki 11 ilden katılımcıların İzmir’de ağırlanması planlanıyor.
Kültürlerin ve farklı toplumsal kesimlerin aynı sofrada buluşturulmasının amaçlandığı proje ile insanlar arasındaki dostluk bağlarının güçlendirilmesi ve ön yargıların azaltılması hedefleniyor.
Projenin festivalle sınırlı kalmaması da amaçlanıyor. İzmir, Aydın, Manisa, Isparta ve Ege Bölgesi’nin farklı illerinden sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin, kanaat önderlerinin ve iş insanlarının Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerine ziyaretler gerçekleştirmesi planlanıyor.
Karşılıklı buluşmalar aracılığıyla kültürel ve sosyal ilişkilerin geliştirilmesi, bölgeler arasında kalıcı bağlar kurulması ve gönül köprüsünün uzun vadeli bir dayanışma ağına dönüştürülmesi hedefleniyor.
SİYASİ PARTİLERE, YEREL YÖNETİMLERE VE VATANDAŞLARA ÇAĞRI
Açıklamada, bütün siyasi partiler, yerel yönetimler, meslek kuruluşları, federasyonlar, dernekler ve vatandaşlar Türkiye Gönül Köprüsü projesine destek vermeye davet edildi.
Barış ve kardeşlik sürecinin bu kez sonuçlandırılması gerektiği belirtilerek, toplumun farklı kesimleriyle bir araya gelmenin, birbirini dinlemenin ve barışın toplumsal desteğini birlikte büyütmenin önemine dikkat çekildi.
Sürecin baltalanmadan ve kesintiye uğramadan ilerlemesi için herkesin sorumluluk alması gerektiği ifade edilen açıklamada, oluşturulacak yeni dönemin adalet, demokrasi, eşit vatandaşlık ve karşılıklı güven temelinde şekillenmesi gerektiği vurgulandı.
“BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ; KAZANAN TÜRKİYE OLUR”
Türkiye Gönül Köprüsü, açıklamasının sonunda toplumsal barışın ve kardeşliğin güçlendirilmesine yönelik çağrısını yineledi.
Silahların susması, insanların konuşması, annelerin ağlamaması ve evlatların yaşaması gerektiğinin altı çizilen açıklamada, kardeşliğin büyütülmesi ve geleceğin umutla inşa edilmesi gerektiği belirtildi.
“Barışın kaybedeni olmaz; kazanan hepimiz, kazanan Türkiye olur” mesajının verildiği açıklamada, Türkiye Gönül Köprüsü’ne katkı sunan kurumlara, sivil toplum kuruluşlarına, gönüllülere ve basın mensuplarına teşekkür edildi.
Açıklama, “Adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye’dir” ifadeleriyle sona erdi.
